ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

            BİRŞEY YAPMALI

 

Türkiye içten içe kaynıyor. Siyasette yaşanan gelişmeleri takip etmek o kadar zorlaştı ki saniyede bir gündem değişiyor. Bu kadar yoğunluğun arasında birileri yarattığı suni gündemlerle halkı oyalayıp yaptıkları bazı icraatlara  paravan yaratıyor.  Kimi bunun farkında, kimi oralı değil,  kimi de “ Hadi canım o kadar da değil” şaşkınlığıyla olanlara inanamıyor. 

 

Peki bu suni paravanın arkasında neler oluyor?  Neler olmuyor ki diye söze başlayalım.

 

İlk olarak yaşam alanlarımız katlediliyor. Nefes alacak alanlarımız bir bir elimizden gidiyor. En vahimi Gezi Olayları  sürecinde bile birileri yemeyip, içmeyip ek gündemlerle Büyükdere Fidanlığını İl Özel İdaresinden alıp  İBB’ye devrediyor.  Yine olaylar sürerken 3. köprü için  iki milyon yediyüz bin ağaç kesiliyor. Artık gerisini siz düşünün.

 

Daha bitmedi. Kentsel Dönüşüm adı altında Beyoğlu’nda, Derbent’te, Sulukule’de ve  daha bir çok yerde yeni, lüks yaşam yaratacağız iddiasıyla halk mağdur ediliyor.  Parası olan en iyi şartlarda bu dönüşen yerlerde lüks evler alıp yaşamaya devam ederken; parası olmayan halk hakkı olan yerlerde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor.  Nerede bu sosyal devlet, nerede “ Halka hizmet hakka hizmet” sloganları ?  

 

            Ya 17 Aralık sürecine ne demeli. Gündem o kadar boş olaylarla, saptırmalarla dolduruldu ki neredeyse insanlar paralar dolusu ayakkabı kutularını  unutacak. Yolsuzluk, rüşvet iddiaları sanki asılsızmış algısı yaratılacak. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış lafı boşuna söylenmemiş demek, işte kanıtı 17 ARALIK.

 

            Ama bu yerel seçim biz halkın en önemli şansı . Halk sözünü, tepkisini bu seçimlerde ortaya koyacak, koymakta zorunda. Kimileri ben tek başıma ne yapabilirim ki, oy kullansam mı kullanmasam mı sorularını soruyor.  Tek başına insan bazen o kadar büyük şeyler yapabilir ki, herkes şaşırır. Bir  oyla bazen seçimler kaybedilir, bazen kazanılır.  Kimse kendini küçümsemesin. Herkes bu vatan için elinden geleni yapmalı. Eğer o yapacağı şey 30 Mart günü oyunu sandığa atmaksa, gidip oyunu kullanmalı.

 

            Oyumuzu kullanalım, aklında  süphesi olanlarında gözünü açalım. Yoksa çok geç olacak.  Moğolların şarkısında olduğu gibi Sanki onlar hancı, halkına yabancı. Biz ise kiracıyız da evden atmalı”.   

 

İşte kimin kiracı kimin hancı olduğunu 30 Mart’ta herkes görecek.  Haydi Türkiye Sandığa.  Bir şey yapmalı….

 

 

ŞEYMA DUMRUL