ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

Davos ve çevre mücadelesinin özü

22Oca, 2016

Davos’taki Ekonomik Forumun konu başlıklarından biri de son yıllarda giderek artan çevre sorunları idi. Çevre sorunları başlığı altında dünyayı etkisi altına alan iklim değişikliği başlığı konuşuldu. Geçen ay Paris’te toplanan İklim Değişikliliği Zirvesi’ni pekiştirecek bir toplantı olması gerekirken anlaşılan son dönemde yaşanan terör olayları, savaşlar ve ekonomik büyüme çevre sorunlarının bir adım geride bıraktı.

Aslında işin özüne baktığımızda petrol ve ekonomi devlerinin aç gözlülükleri çevre sorunlarını ve tüm savaşları beraberinde getiriyor. Son yüzyılın en önemli iki konusu “Savaş” ve “Çevre Sorunları”. Çünkü her ne kadar siyasetçiler ve ekonomistler bunu görmezden gelse de savaş insanları direk öldürüyor; çevre sorunları ise insanları hasta ederek yavaş yavaş öldürüyor. Sol siyaset artık bu iki argüman üzerinden gitmeli ve çözümlerini buna göre belirlemelidir.
Bugünler de insanı tehdit eden bu iki unsura neden olan tam da vahşi kapitalizm ruhuyla yapılan ekonomik yatırımlardır. Artık insan hayatı için atılacak her adımın çevreye dolayısıyla insana vereceği zarar hesaplanmalıdır.
Bu nedenledir ki bu ülkenin kurucusu olan Cumhuriyet Halk Partisi ayakları yere basan çevre mücadelesini savaş mücadelesiyle birilikte götürmelidir.

Kendini sol diye tanımlayan bir partideki tüm üyelerin yaşanan çevre sorunlarının da bu dönemde göz ardı edilemeyeceğinin farkına varması gerekir. Aslında çevre mücadelesi bir anlamda bu bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik açgözlülüğe karşı verilen savaştır. İşte bu mücadele kazanıldığı gün bu açgözlülüğün kökü kuruyacak ve dünyadaki teröre, savaşlara neden olan bir faktör de ortadan kalkacaktır. 

İklim değişikliği ve üst başlıkta çevre sorunları tüm insanlığın hayatını tehdit eden bir unsurdur. Bu nedenle ekonomik, siyasi ve sosyal anlamda bilinçli bir şekilde mücadele etmek tüm sol siyasetin asli görevi olmalıdı


r.