ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

                                                      İSTANBUL’UN DERELERİ

 

İstanbul’un içme suyu havza alanı dışında kalan derelerin toplam uzunluğu İBB’ye bağlı İSKİ tarafından 2008’de  yapılan açıklamaya göre yaklaşık 2021 km’dir. 2009 Halihazır haritalarda yapılan tespitlerde ise yaklaşık 3300 km’dir.

 Bu derelerin sayısı 68 dere ve 58 yan kolla birlikte  yaklaşık 126 dır.  Şehirde ayrıca 1814 km ana arter yağmur suyu kanalı olması gerekirken, bu rakam 400 km civarında.

Geçmişte inşaa edilen dere kesitleri ve menfezler,  edilen dere kesitleri ve menfezler, günümüzde bulunduklar bölgenin artan nüfusu, betonlaşma ve asfaltlama faaliyetleri sebebiyle  ihtiyaçları  karşılayamaz duruma gelmişlerdir.

İstanbul’da özellikle Kasımpaşa, Alibeyköy, Küçükköy, Maltepe, Kartal, Bağcılar (Otocenter Bölgesi), Esenler Çinçin Deresi, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Sarıyer Tarabya, Beşiktaş Ihlamur bölgeleri ve Bahçelievler (Tavukçu Deresi) bölgeleri sağanak yağışlardan en çok etkilenen ve taşkın oluşan bölgelerdir. Bu bölgelerde İSKİ ve İBB bazı ıslah çalışmaları yapmıştır . Fakat sağnak yağışlardan sonra meydana gelen su baskınları bu çalışmaların pekte başarılı olmadığını ortaya koymuştur. Örneğin 2010 yılında ıslah edildiği söylenen Tavukçudere Temmuz 2014 yılında taşmış ve Bağcılar Fatih Sultan Mahallesindeki evler sular altında kalmıştır.

 

 

24.12.2010 tarihinde  Kadir Topbaş’ın katılımıyla aralarında Kurbağalıdere’ninde olduğu 7 büyük dereyi ıslah çalışmalarının temel atma töreni yapılmıştır ve bu 7 büyük derenin 2011 yılının sonuna kadar ıslah edilmesi hedefi konulmuştur. Topbaş bu açılışta şehir içindeki derelerin ıslahının her 1 km kısmına 5 Milyon TL harcadıklarını söylemiştir.

 Ancak İSKİ’nin 2014 faaliyet raporunda Kurbağalıdere’nin  Devlet Malzeme Ofisi –Kalamış arasındaki 2900 metrelik kısmın ıslahı için 2012-2015 hedef konulmuş iken  bu kısmın sadece %34’ü ıslah edilmiş. 2015 yaz aylarında Kurbağalıdere’de yaşanan kirlilik bu ıslahın başarı olmadığını ortaya koymuştur.

Ayrıca 2010 yılında ıslah edilen dereler arasında sayılan Sarıyer  İstinye Dere’si 2015 Eylül ayında yağan yağmur sonrası taştı ve bazı evler su altında kaldı. Ayrıca zaman zaman dereden etrafı rahatsız eden kokular gelmektedir.

İstanbul derelerinin %85’i, doğal yapısını kirlilik, işgaller, yanlış arazi kullanım kararları nedeniyle kaybetmiştir. Bunlar; Avrupa yakasında Maltız, Sümer, Köydere, Çelebidere, B. Bebek, Arnavutköy, Ortaköy, Ihlamurdere, İslambey, Bayrampaşa, 10.Yıl, Yeşilova, D1, Ambarlı, Rauf Ayanlar, Kurudere2, Güzelce, Kumburgaz, Ayazma M, Rumelikavağı, Sarıyer, Çayırbaşı, Tavukçu (Kocasinan), Ayamama, Kanlıkuyu (Florya), Haramidere, Kavaklıdere, Gürpınar, Mandıra, Kabaklar, Kurudere1, Yel Değirmen, Selimpaşa, Selimpaşa 2, Aşağıdere, Boğluca(Kayalıdere), Fener (Tuzla), Kula, Çanta, Kağıthane, Alibeyköy, Nakkaşdere, Tahtakale, Eskinoz (Ispartakule), Çatalca (Tahtaköprü),Tarabya, Kalender; İstinye, Baltalimanı, Ayvalı-Çırpıcı, Kasımpaşa, Halkalı (Kanarya), Garipçe Köyü, Ayazma, Kamiloba, Kırlangıç, Soğukçeşme, Güvercin, Çamurlu, Garipçe ve Sazlıdere (Azatlıdere) Dereleridir. Asya yakasında; Kuzguncuk,İstavroz, Çiftehavuzlar, Cendere, Kurudere, Turşucu, Seyitahmet, Göksu, Çubuklu (Dedeoğlu), Beykoz, Riva, Tuzla, Kemiklidere, Tugay, İdealtepe, Çamaşırcı, Bekar, Küçüksu, Kaynarca,Pendik, Savaklar, Esenyurt, Cemal Bey, Küçükyalı, Kurbağalıdere, Mollaahmet, Boyraz, Poyraz, Yeşildere Dereleridir.

 

Eski fotoğraflar ve yazılı kaynaklara göre; derelerin doğal yapısına yapılan çeşitli müdahaleler kent ve kentliyle ilişkisini de belirlediğini göstermektedir. 19. yy ortalarından 20. yy sonlarına kadar iç içe olan her dere, doğal yapısıyla; kentler için rekreasyon, mesire, su alma, su yolu ulaşımı, balıkçılık, bahçecilik gibi amaçlarla kullanılan; kentlinin bir araya geldiği, toplumsal gelişmenin sağlandığı çok yönlü kamusal alanlardır. Günümüzde ise bu ilişki kaybolmuş (Kurbağalıdere, Kağıthane dereleri gibi) ya da kaybolmak üzeredir. (Göksu, Küçüksu, bugün korunan fakat değişen yasa ile imara açılan Riva gibi)

 

Bu nedenle İstanbul’daki derelerin korunması ve yapılan çalışmaların çevreye uyumluluğu açısından izlenebilmesi, gerekli çalışmaların yapılabilmesi için bu dereler etrafında sivil toplum platformları oluşturulmalıdır. Ancak Böylece İSKİ ve İBB tarafından yapılan çalışmalar sağlıklı bir biçimde takip edilebilir.

2009’dan itibaren İSKİ, İstanbul’daki tüm derelerin taşkın risk haritalarını hazırlamaya başlaması kararı alınmıştır.  Belediyelerce taşkın sınırı ve dere mutlak koruma alanlarında izinsiz, projesiz her türlü yapılaşmanın, dolguların, hafriyat dökümlerinin önlenmesi önem arz etmekteyken bu konunun takibi konusunda zorlanılmaktadır. Oluşturulacak bu platformlar bu konunun takibini bulundukları yerler için yakından yapabilir.       

 

 

 

 

 

 

 

KURBAĞALIDERE’NİN  ÖZELLİKLERİ

 

Kurbağalıdere Fikirtepe, Kızıltoprak, Feneryolu ve Bahariye semtlerinin arasında yer alan bölgeye adını veren, 67 bin 680 metrelik uzunluğuyla Kadıköy çevresinin en uzun deresidir.

Kurbağalıdere, Kadıköy, Maltepe ve Ümraniye ilçelerinin içerisinde bulunan küçük derelerin aktığı büyük bir havzaya sahiptir. Kurbağalıdere Şerifali Gecekondu Önleme Bölgesinden başlayarak Moda´ya kadar uzanan bir güzergahı takip ederek Mühürdar Pompa İstasyonu´na ulaşmaktadır. Bu güzergahta Ümraniye, Üsküdar ve Kadıköy İlçeleri Belediye sınırları içinde kalan  Sazlıdere Acısu Deresi, Çakmak I, Çakmak II. Akdeniz Caddesi Deresi Küçükbakkalköy, Ünalan, Ayvacık Deresi (Esatpaşa) ve Kargadere, Kurbağalıdere´nin yan kollarını oluşturmaktadır.

İSKİ, Kurbağalıdere Deresi'nin Ataşehir ve Ümraniye'de bulunan kollarının ıslah projesi için d Ataşehir Yeni Sahra ve Ümraniye Aşağı-Yukarı Dudullu, Esenşehir, Ihlamurkuyu ve Yeni Çamlıca Mahalleleri'ndeki dere için imar planları 2014 yılı içerisinde tadilatı yapmıştır.

Kadıköy'de ıslah çalışmaları yıllardır tamamlanmayan, Marmara Denizi'ne ve tüm şehre zehir saçan Kurbağalıdere için metro tüneli inşaatlarında kullanılan TBM (Tünel Sondaj Makinası) ile açılması planlanmaktadır. 2015 yılı sonunda tamamlanması planlanan kapalı kanal yardımı ile kötü koku saçan atık suların kontrol altına alınması hedefleniyor. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Kurbağalıdere’nin ıslahının çok zor olduğunu söyleyerek aslında yıllardır derenin ıslahını tamamlıyoruz söyleminin doğru olmadığını itiraf etti.

 

 

 

KURBAĞALIDERE ISLAHI İBB VERİLERİNE GÖRE

 

TOPLAM UZUNLUK: 67 BİN 680 METRE

 

·       1994-2004            10.030 METRE          30 MİLYON TL’YE

 

·       2004-2009                     5.830 METRE      17 MİLYON TL’YE

 

TOPLAM 15.860 METRE         47 MİLYON TL’YE 1994-2009 ARASINDA ISLAH EDİLDİ. 

 

·       KAMULAŞTIRMA; 2004-2009 ÜMRANİYE ŞERİFALİ KOLUNDA ISLAH İÇİN 750 BİN TL.

 

·       24 HAZİRAN 2010’DA YENİ SALIPAZARI-GÖZTEPE ARASINDA 1.200 METRELİK KISIM İHALE EDİLDİ.

 

·       DÜNYA BANKASI’NDAN ALINAN KREDİNİN BİR KISMI İLE 7 MİLYON 044 BİN TL’YE YAPILACAK. 

 

KURBAĞALIDERE’NİN ISLAHI’NIN TAMAMI İÇİN 20 MİLYON TL HARCANMASI ÖNGÖRÜLÜYOR.

 

AYAMAMA DERESİ:

Ayamama Deresi, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir akarsudur. Başakşehir ilçesinin doğu kesimlerinde bir kaynaktan doğar. Bağcılar, Küçükçekmece,  Bahçelievler ilçelerinden akarak, Bakırköy ilçesi sınırları içinde sularını Marmara Denizi'ne döker.  

22 Kilometre  uzunluğundaki  ana kolları ve 20 km uzunluğundaki  yan kolları ile toplam 42 Kilometre uzunluğundaki Ayamama Deresi’nin Kaynarca, Yenibosna ve Kadıyakuplu İsimli 3 ana kolu ve 5 adet yan kolu bulunmaktadır.  8.5 Km’si  TEM (E-6) Oto Yolu  ile  E-5 Karayolu  arasında kalmaktadır.

Dere yatağı üzerinde tamamen veya kısmen işgalli yapılar bulunuyor. İşgalli yapılar kısmen duvar veya yapı şeklinde. Hava fotoğrafları ve yerinde yapılan tespitlere göre derenin iki yakası boyunca tespit edilen yapı sayısı (duvar işgalleri dahil) 108 adet. Yapılaşmanın yüzde 61'i TEM ile E-5 Karayolu arasında, yüzde 39'u ise TEM'in kuzeyinde yer alıyor.

Bakırköy İlçe sınırları içerisinde kalan Ayamama Deresinin yaklaşık uzunluğu 3500 metredir.

2009 Eylül ayında yaşanan su baskınında  Ayamama Deresinde yaşanan taşkın sonucunda 31 kişi hayatını kaybetti.  Ayamama Deresinin haritaları aşağıdadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

AYAMAMA DERESİNİN E-5 KARAYOLUNUN ALTINDA KALAN KISMI:

 

BAKIRKÖY İLÇESİ:

 

- 10.02.2005 ONANLI 1/5000 ÖLÇEKLİ BAKIRKÖY, FLORYA, YEŞİLKÖY ÇEVRESİ NAZIM İMAR PLANINDA: AYAMAMA DERESİ BOYUNCA DÜNYA TİCARET MERKEZİ, SERBEST BÖLGE, İSKİ BİYOLOJİK ARITMA MERKEZİ, ASKERİ ALAN, REKREASYON ALANLARI, YEŞİL ALANLAR,

 

- 23.10.2003 ONANLI, 1/5000 ÖLÇEKLİ BAKIRKÖY MERKEZ VE ATAKÖY REVİZYON NAZIM İMAR PLANINDA: DERE BOYUNCA YEŞİL ALAN VE İSKİ BİYOLOJİK ARITMA MERKEZİ ALANLARI,

 

- 8.4.1986 ONAYLI 1/5000 ÖLÇEKLİ BAKIRKÖY OSMANİYE  BAHÇELİEVLER LONDRA ASFALTI VE ÇEVRESİ NAZIM İMAR PLANINDA BAKIRKÖY  İLÇESİ SINIRLARINDA KALAN KISMI DÜNYA TİCARET MERKEZİ ALANI YER ALMAKTADIR.

BAŞAKŞEHİR İLÇESİ:

 

- 08.01.1996 ONANLI,1/5000 ÖLÇEKLİ İKİTELLİ ORGANİZE KÜÇÜK SANAYİ BÖLGESİ VE ÇEVRESİ REVİZYON NAZIM İMAR PLANINDA: DERE GÜZERGÂHININ ÇEVRESİ ORGANİZE SANAYİ ALANLARI, KONUT ALANLARI, PARK, YOL VE KAVŞAK ALANLARI İLE ATIKSU ARITMA VE ÇÖP TOPLAMA İMHA ALANLARI YER ALIYOR.

 

 

 

 

 

 

ÇIRPICI DERESİ :

Marmara Denizinden Zeytinburnu, Bakırköy, Bağcılar, Güngören, Esenler ve Bayrampaşa ilçelerinden geçen çırpıcı deresi güzergâhı kolları ile birlikte yaklaşık 21,5 km’dir. Bakırköy ilçesi sınırları içerisinde kalan Çırpıcı Deresi’nin 2 kolunun yaklaşık uzunluğu 2500 + 2900 = 5400 metredir. Siyavuşpaşa Deresinin Bakırköy  sınırları içerisinde uzunluğu 2400 metredir.

Böylece taşkına maruz derelerinin toplam uzunluğu Bakırköy için  11.300 metredir.

 

KAĞITHANE DERESİ :

Kâğıthane Deresi, İstanbul'da yer alan küçük bir akarsudur.Terkos Gölü'nün doğusunda bir kaynaktan doğar. Eyüp, Şişli ilçelerinden geçerek Kâğıthane'de Haliç'e dökülür. Bizans döneminde Barbisos adıyla bilinen derenin, Osmanlı döneminde çevresinde bulunan kâğıt fabrikası nedeniye Kâğıthane Deresi olarak anılmaya başlandığı rivayet edilir. Uzunluğu 12.5 Km’dir.

Günümüzde, çevresinde yoğun yerleşim bulunan derenin kenarları geçmişte geniş çayırlarla kaplıydı. Bu çayırlarda saraylılara ait atlar otlatılırdı. Dere, İstanbul halkı için başlıca mesire yerlerinden biriydi. İçinde kayık gezintileri yapılırdı. Osmanlılı gezgin Evliya Çelebi, Seyahatname adlı eserinde İstanbul'u anlattığı bölümde tüm bu özellikleriyle Kâğıthane Deresi'nden söz etmektedir.

Osmanlı tarihinde Lâle Devri olarak anılan dönemde. Yirmisekiz Mehmet Çelebi, Avrupa gezileri sırasında gördüğü konakların benzerlerini burada inşa ettirmiştir. Bu tarihten sonra derenin kenarlarında yer alan çayırlar İstanbul'un ileri gelenlerinin yazlık konutlarının olduğu bir yer durumuna geldi. Ancak Kâğıthane Deresi kıyısındaki tüm kasır ve köşkler 1730 Patrona Halil Ayaklanması sırasında tahrip edildi. Daha sonra eski görkemini yeniden yakalayamayan Kâğıthane ve çevresi, 1950'li yıllardan sonra İstanbul'a yapılan yoğun iç göçle karşı karşıya kaldı. Dere yatağında yoğunlaşan gecekondu türü yerleşmeler plansızca büyüyerek günümüzdeki semtlere evrildi.

 

 

 

RİVA DERESİ:

 

Riva Deresi veya diğer adıyla Çayağzı Deresi, Marmara Bölgesi'nin kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası'nda bulunan bir akarsudur. Kocaeli ilinin Gebze ilçesine bağlı Tepecik köyü yakınlarından doğarak, İstanbul ili sınırları içine girer. Pendik ve Çekmeköy ilçelerinden geçerek Beykoz ilçesinde Karadeniz'e dökülür. Denizle buluştuğu yerde, kendisiyle aynı adı taşıyan Beykoz'un Çayağzı (eski adıyla Riva) mahallesi bulunmaktadır.

Akarsu, İstanbul'un Pendik ilçesinde Ömerli Baraj Gölü'nü oluşturur. Bu baraj gölü İstanbul ilinin içme suyu gereksiniminin %48'ini karşılamaktadır. Toplam uzunluğu 70 kilometre olan akarsunun 38 kilometrelik bölümünden su toplanmaktadır. Ömerli Baraj Gölü'nden sonra Koçullu, Ömerli, Sırapınar, Hüseyinli, Bozhane, Öğümce, Göllü ve Paşamandıra köylerinden geçerek denize döküldüğü yer olan Çayazğzı'na ulaşmaktadır. Akarsunun bu ikinci bölümü %75-80 oranında ormanlarla kaplıdır. Geri kalan toprakları ise tarım alanları ve otlaklar oluşturmaktadır.

Yerel çapta balıkçılık etkinlikleri de yürütülmektedir. Ancak son yıllarda sanayi kuruluşları ve atık suların tam arıtılmadan dereye verilmesi nedeniyle büyük çapta kirlilik sorunu yaşanmaktadır. Dere ve çevresindeki yeşil alanlarda Türkiye'de nadir görülen türlerle birlikte endemik bitkiler de tehlike altındadır.

Ayrıca ; 2013 yılından itibaren İstanbul’un yeni çılgın projeleri arasında yer alan “Kanal Riva Projesi” Beykoz Belediyesi ve Beykoz Kanal Riva Turizm Geliştirme ve Yatırımcıları Derneği koordinasyonunda Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Orman ve Su işleri Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul DSİ Müdürlüğü, İstanbul 14. Bölge Müdürlüğü, Beykoz Kanal Riva Turizm Geliştirme ve Yatırımcılar Derneği, Karayolları Müdürlükleri, Tarım İl Müdürlükleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beykoz Belediyesi, İSKİ, Beykoz Muhtarlar Derneği ortaklığıyla yürütülüyor. Bu proje ile derenin etrafına turizm tesisleri kurulması hedefleniyor. 

Kanal Riva gibi projeler planlamasına rağmen yaklaşık 10 yıldır dere temizlenememiş ve ıslah edilmemiştir. En son 2015 Ocak ayında yaşanan balık ölümleri derenin kirliliğini ortaya koymaktadır.

 

 

 

 

                                Şeyma Dumrul

CHP İstanbul Çevre ve Doğa Haklarından Sorumlu

                     İl Yönetim Kurulu Üyesi

 



r.