ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

       

 

ORTADOĞU KARMAŞASI

 

 

Yıl 2002 ABD’de de İkiz Kulelere düzenlenen terör saldırısı sonrası ABD Irak’a girmeye karar verdi ve Ortadoğu’da kaosun, bitmeyen savaşın pimi çekiliverdi. O günlerde ‘Amerika geldi, Irak’a eşitlik, insan hakları geldi’ diye sevinenler vardı.

Ama evdeki hesap çarşıya uymadı.

Şimdiler de ise Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumda. Son zamanların korkulu rüyası IŞİD  (birilerinin yarattığı örgüt olarak) her gün yaptığı katliamlara bir yenisini ekliyor.
Türkiye’de ise yıllardır sınır kapılarına yakın yerleşim yerlerinde Suriye ve Irak’ta yaşanan savaşın etkileri var. İnsanlar tedirgin, çatışmalar nedeniyle günlerdir evlerinde çıkamıyor ve bazen ne yazık ki sınırı aşan kurşunların hedefi olup yaralanan, hatta hayatını kaybedenler var. Bir de bunlara IŞİD’ten kaçan yaklaşık 2 milyon Suriyeli göçmen eklenince iş içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Bir yandan IŞİD ve YPG güçleri arasındaki  çatışmalar, diğer yandan Avrupa’ya göç umuduyla Türkiye sınırları içerisinde kampları terk edip yollara düşen insanlar. Kısacası Türkiye’nin içinde bulunduğu durum çok karışık. İşin garip yanı Suriye’den, Irak’tan Türkiye’ye gelen çok sayıdaki göçmen, istedikleri gibi kamplardan ayrılıp, ülkenin her yerinde dolaşabiliyor. Birileri “sınır güvenliği için her önlemi aldık endişelenmeyin” dedikçe; yaşanan olaylar bizi daha da endişelendiriyor.

 

Herkesin aklında aynı soru, “şimdi ne olacak? ” Bir ülkenin iç işlerine karışıp, bir de buna “ben insan hakları getireceğim” kılıfını uydurmak sadece birilerinin işine yarıyor. Yıllardan beri yaşanan vahşet sırf Ortadoğu’nun zenginlikleri kimin cebine gidecek kavgasından ibaret. Yoksa kimsenin oradaki Kürtlerin, Türkmenlerin ya da Ezidilerin haklarıyla ilgili bir mücadelesi yok.

Ortadoğu halkının artık tüm Emperyal güçlere karşı kurtuluş mücadelesi vermesi gerekmektedir. Nasıl Türkiye malum ülkelere karşı verilen Kurtuluş Savaşıyla özgürlüğünü kazandıysa artık kardeş Ortadoğu halkının da vatanları için bu mücadeleyi vermesi lazım.

Çoluk – çocuk demeden adı ne olursa olsun uygulanan eziyet, işkence kabul edilemez boyuta varmıştır. Sınırımızın hemen yanı başında bu yaşananlar Türkiye’yi de bu işin içine sokmaya çalışanlara fırsat verdi ve Türkiye ‘de hergün yaşanan terör olayları ve patlamalar ile Türkiye bu çıkmaza AKP tarafından  sokuldu.

Tabi ki bir devlet ülkenin güvenliğini, bütünlüğünü düşünüp buna göre hareket etmek zorunda. Ama bunu yaparken, bu ülkeyi sadece birilerinin çıkarı için topyekün savaşa sokmaya kimsenin hakkı yoktur. Ya girilen Suriye’den çıkılamazsa bunun hesabını kim verecek ? Bir politika oluşturulacaksa Türkiye’nin güvenliği ve masum halkın can güvenliği düşünülerek hareket edilmelidir. Ortalığı karıştırıp sonrada barış güvercinleri uçuran Amerika’nın kuklalığını yapmak aptallık olur.