ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

 

Recep Tayip Erdoğan geçenlerde İstanbul’da Haliç Kongre Merkezinde vizyon belgesini açıkladı.  Bu toplantıya ünlü akını oldu. Çoğu isimde bu toplantıya katıldığı için eleştirildi ve eleştirilmeye devam ediyor.  Erdoğan yine herkesin bildiği yıllardır vaad ettiği  ve yapamadığı şeyleri allayıp pullayıp yeniden halka  sundu. Bazıları bu konuşma  sonunda mest oldu bazıları da herşeyin farkında olmalarına rağmen  işine öyle geldiği için açıklanan hedefleri çok beğenmiş gibi  yaptı.

Erdoğan salona girerken ben ünlüyüm deyip burnundan kıl aldırmayanlar  tüm salon olarak hazırola geçip; Erdoğan’ı alkışlamaktan bitap düştüler. Normalde ülkenin bir meselesi olduğunda bu siyasete giriyor ben yorum yapmayayım diyenler maşallah herkesten önce o salonda yerini almış. Eğer Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilseydi ve bu ünlüler orada yerini alsa idi yine bir parça anlaşılabilir durum olurdu. Ama daha ortada fol yok yumurta yok koşa koşa toplantıya gidersen bizde oturup düşünürüz bunun hesabı nedir diye.

Belki bazıları yapılan bu davranışı normal ve helal olsun bak başbakanına sahip çıktılar diye yorumluyor olabilir. Lakin işin aslı böyle değil. Oraya hiçbir ünlü bir meseleyi konuşmak için görüşlerini  belirtmek için gitmedi. Yapılan apaçık Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı yolunda destek vermek ve halka bakın biz destekliyoruz buradayız sizde bir el atında şu adam bir köşke çıksın, yıllardır bunun planını yapıyor  mesajını vermekti.

Bazıları Erdoğan’a gösterdikleri sevgi selinden(!) sonra twitterının başına geçip “Çarşım ben sizi hala seviyorum” diye mesajlar yazdı. Bu davranışın samimiyeti sorgulanır ve sonuçta aman her iki tarafı da idare edeyim ne şiş yansın ne kebap dünya hali bu belli mi olur ilerde diğer taraf güçlenir ben gardımı alayım  yorumu çıkar.  Eğer diğer adaylar onların gözünde daha güçlü gözükseydi ve bu ünlüler onların davetine de koşa koşa giderlerdi. Burada mesele 2023 yada 2050 hedefi değil. Mesele şimdi bu davete gitmemek olmaz ben bir görüneyim ileride işim düşer ne olur ne olmaz yaklaşımıdır.

Erdoğan 12 yıldır bu ülkeyi yöneten bir isim  ve çok otoriter bir imaj çiziyor.  Şimdi güçlünün yanında yer almak var iken zayıfın yanında yer almak akıllıca olur mu hiç? Hani bazıları diyor ya ben Erdoğan’ın şahsiyetini sevdiğim için geldim buraya; hiç inandırıcı gelmiyor açıkçası. Öyle olsa idi 2002’de AKP kurulduğunda ve Erdoğan başbakan olmak için çabalarken çıkardınız bu adamın arkasındayız derdiniz.  O nedenle lütfen geçiniz bunları efendiler.

Unutmadan birde sadece ünlüler değil spor kulübü başkanları da orada idi. Örneğin Ünal Aysal ve Fikret Orman.   Doğrusu bu duruma hiç şaşırmadım. Ünal Aysal zaten bu yapıya yakın bir imaj çiziyor. Fikret Orman’a  gelecek olursak gezi olaylarına verdiği destek nedeniyle Çarşı Gurubu’nu  dava etmeye hazırlanan bir yönetimin başkanından ne beklenirdi ki. 

Diğer yandan oraya giden ünlülerin kendi çıkarları için gittiklerini  çıkışta Başbakanla müzik dünyasının sorunlarını konuştuk demelerinden anlayabilirsiniz.  Türkiye’nin Cumhurbaşkanını seçme sürecinde ve bu Türkiye için çok önemli bir aşama ve halkın derdi varken adamların aklına ilk evine ekmek götüremeyenin derdi değil de ne olacak bu bizim kaset satışları sorunu geliyor. Birde bunlardan bahseden ünlüler ülkemin sesi olacak öyle mi?  İşte o zaman kısılsın bu ses ve bir daha çıkmasın, olmaz olsun böyle ses demek en doğrusudur.

Bir iki isim de toplantı sonrası ben Gezi’nin sesini duyurmak belki bu konuda iki söz söylerim diye gittim dedi. Eğer öyle ise niyet, yanlış bir seçim olmuş. Çünkü orası bu istek için hiç uygun değil. Millet orada kendi derdine düşmüş, masa üstüne oturarak poz verme  derdinde sana sıra mı gelir?

Zaman ne gösterir bilinmez ama bu ülkenin o gün Erdoğan’ın yanında görünmek için birbiriyle yarışan bu ünlüleri unutmaması lazım. Gerçi biz her şeyi çabuk unutan bir milletiz.  Bir de en önemlisi oraya gidenlerin ve Tv’lerde sosyal sorumluluk projeleri için boy gösterenlerin aslında kendi gelecekleri peşinde olduğu gerçeğini bir an önce millet olarak anlamamız gerektiği. Ne diyelim “Kula kulluk edene yazıklar olsun” …