ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

Siyaset iki kere iki dört eder mantığı ile çoğu zaman yapılamaz. Yeni şartlara uyum sağlamak, politikayı her an değişen durumlara göre yenilemek şarttır. Ama yine de belirli ilkeler üzerinden yürümek, temel değerleri göz ardı etmemek farzdır. Yoksa koşullara uyum sağlayayım derken bir bakmışsınız yolunuzu kaybetmişsiniz.

 

Parti içinde de  durum böyledir. Zaman zaman her parti aldığı siyasi karneyi kendi içinde değerlendirmeli her şeyi enine boyuna tartışıp yeni stratejiler belirlemelidir.  Ama bir değerlendirme yapılacak ve bu akademik bir temele oturtulacaksa daha da dikkatli olmak gerekir.  Titiz çalışma ve partinin geçmiş çalışmaları incelendikten sonra bir rapor oluşturulmalı ve bu örgütle paylaşılmalıdır.

Son günlerde CHP İstanbul İl Teşkilatından bir başkan yardımcısı seçim sonuçlarını değerlendirmek için hazırladığı  raporu  İlçe teşkilatlarında örgüt toplantıları esnasında paylaşıyor. Beyefendi konuşmasını her nedense 1980’lerden başlatıp, lafı sonunda laiklikten fazla bahsediyoruz, aslında şeriat bizim sandığımız gibi kol kesen kafa kopartan bir rejim değile getiriyor. Ve yazdığım bu cümleyi aynen böyle kuruyor.

Şimdi gel gelelim asıl meseleye. Şimdi CHP şeriatı savunsaydı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da daha çok oy mu alacaktık ?   Bu nasıl bir değerlendirmedir. Seçim kaybını şeriate indirgemek nasıl bir araştırmacılıktır.  Türkiye’de Saltanat 1922’de kaldırıldı , halifelikte 1924’te kaldırıldı. Şimdi yıl olmuş 2014 ve örgüt toplantısında seçim değerlendirmesi yapılıyor ve siz örgüte ben araştırmacıyım diyerek böyle alakasız bir cümleyle geliyorsunuz.

Şeriati AKP bile savunmazken, CHP’mi bu işe girişecek. Hadi bunu geçelim Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kim şeriat istiyormuş bir gösterin hele. Öyle bir şey olsaydı BDP’nin  yerel seçimlerde bir belediye bile alamaması gerekirdi. 

İşte bu noktada bu Dış İlişkilerden sorumlu bu Beyfendinin amacının başka olduğuna inanırım. Şimdide CHP Şeriat tartışması içine mi çekilmeye çalışılıyor ?  Evet her şeyi tartışmak gerekir, konuşmak lazım. Ama seçim sonucunu şeriate bağlamakta başka bir boyuttur. Bu beyefendi sözüne Toplum ve Sosyal Bilimler Enstitüsü kurucusuyum, araştırmacıyım diye başladığına göre siyasette tek kelimenin, kullanılan üslubun  çok önemli olduğunu ve konuşma metninin yapılacak konu başlığına uygun olması gerektiğini bilmesi gerekir.