ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

                                                                               KAMUOYUNA ;

Ben  yarısı Alevi,  yarısı Sünni  bir ailenin evladı olarak, mezhepsel  kimliğimle  daima gurur duydum ve bunu hiç saklamadım.     Çevreci sivil toplum örgütleri içerisinden yetişmiş bir isim olarak da;   hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında hem de sivil toplum örgütleriyle birlikte çevre, doğa ve insan hakları mücadelesi verdim ve vermeye devam ediyorum.   Bu bağlam da  bir dönem  CHP İstanbul  Çevre ve Doğa Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı ve  halihazırda  CHP İstanbul İl Başkanlığı Çevre ve Doğa Hakları Komisyon Başkanlığı görevi yaptım.

           Görevlerimi yürüttüğüm süre içerisinde  1 Kasım 2015 Seçiminde 198 Çevreci Sivil Toplum Örgütünün destek verdiği  ve ulusal basında da yer alan  “ CHP’ ye Oy Vereceğiz “   basın bildirisinin çevreciler tarafından yayınlanmasında tutunda, bir çok başarılı eylem ve etkinliğin yapılmasını sağladım.  Yine görevim süresince  sivil toplum örgütleriyle birlikte  çalıştık, onlarla birlikte bir çok toplantı yaptık   ve hatta Çevre Komisyonunun “Çarşı”  ve  çevreci sivil toplum örgütleri temsilcileri tarafından oluşturulmasını sağladım.

Ancak geçtiğimiz günlerde  CHP İstanbul  İl özel kalemi tarafından mezhebime ve bu mezhepten olan tüm insanlara yönelik ağır, ırkçı  ve sürdürülen bir tutumla karşı karşıya kaldım. Özel kalem   “ Allah Korusun Ben Senin Gibi Kızılbaş Değilim ki “ ,    Bu kızıl kızıl burada geziyor Kızılbaşlar Geliyor Aklıma “   gibi ifadelerle   benim üzerimden bir inanç gurubuna yönelik çirkin, üzüntü verici söylemlerde bulunmuştur.  Ama ne yazık ki yaşadığımız süreçte  sergilenen tavır ve tutumlarla  bu olay görmezden gelinmeye çalışılmıştır.  Tüm iyi niyetimle  olayın yaşandığı ve sürdüğü bu süre zarfından olayı anlamaya ve  partime  zarar gelmesin diye mantıklı davranmaya çalıştım.

Biz CHP çatısı altında siyaset yapan ve emek veren insanlar olarak  nasıl ki  dışarda böyle bir olay meydana geldiğinde çok sert  tepkiler veriyorsak, bizim CHP ailesi içerisinde böyle bir olaya sessiz kalıp geçiştirilmesi seçeneğini  doğru bulmuyorum. Bu olayı görmezden gelmem ve susmam  yıllardır savunduğum ve mücadelesini verdiğim  değerlere saygısızlık olduğunu düşünmekteyim. Hala bu çirkin davranışı gerçekleştiren kişiyi savunmaya yönelik kurulan cümleler bana  büyük bir üzüntü vermektedir. Çünkü burada sadece şahsım değil bir inanç gurubu hedef alınmıştır.   Manevi açıdan zorlu olan bu  süreçte  ve çalışmalarım esnasında  yanımda olan ve manevi desteklerini esirgemeyen yoldaşlarıma, çalışma arkadaşlarıma  teşekkürü bir borç bilirim.

Bu nedenledir ki severek ve büyük emeklerle yürüttüğüm CHP İstanbul İl Başkanlığı Çevre ve Doğa Hakları Komisyonu Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.   

Ancak CHP’li bir ailede büyümüş ve çevreci sivil toplum örgütleriyle birlikte yıllarca mücadele etmiş bir kişi olarak  hem partim için hem de çevre ve doğa, insan haklarıyla ilgili mücadelem sürecektir.

                                                                                                                Saygılarımla;

                                                                                                                 17.05.2017

                                                                         CHP İstanbul İl Başkanlığı Çevre ve Doğa Hakları Komisyonu

                                                                                                                         Başkanı

                                                                                                                  Şeyma DUMRUL