ŞEYMA DUMRUL EMAİL GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

       

 

 

 YAZIK HEM DE ÇOK YAZIK !

 

 

        İstanbul’un   bundan  çok kısa süre önce  çoğu yeri ormanlarla  kaplıymış. İnsanlar rahat  nefes alıp verebiliyormuş . Ama günümüze gelindiğinde bütün bunlar mişli  geçmiş zamanda kaldı.. İstanbul’da  artık çoğu eskiden ormanlık olan alanlarda  şimdi villalar ve gecekondular yükseliyor.

 

        Bundan bir ay  önce  yolum Sarıyer tarafında ki Büyükdere sırtlarına  düştü  ve  bir de ne göreyim ; insanlar Boğaziçi İmar  kanunu  ,hazine arazisi  ya da orman demeksizin  ağaçları bir güzel kesip kendilerine   villalar  ve  evler inşa edivermiş . Tabi bunların hepsi kaçak bir şekilde yapılmış ve  ne hikmetse ne belediyeden ne de Boğaziçi İmar Müdürlüğü’den kimse bunun farkına varmamış.(!)   Kilyos tarafında durum yine aynı  ,birileri  kanun , orman demeksizin  lüks siteler inşa etmiş  ve zengin  kemsin hizmetine sunmuş.  Yine koskoca  ben buradayım diyen siteleri   hiçbir yetkili görmemiş.

 

     Birde  işin diğer bir yüzü var aynı şekilde ormanları  yok ederek inşa edilen  evler arasında ayrım yapılıyor. Halktan fazla parası  olmayan  biri evine bir tadilat yapmak istese  Boğaziçi İmar  hemen başında  bitiyor ,fakat  bir villa sahibi istediği gibi at koşturuyor  .  Hatta yeni bir villa bile inşa ediyor. Anlayacağınız  kanunu uygularken zengin ,fakir ayrımı yapılıyor. Eee nerde kaldı  demokrasi ,eşitlik ? 

 

 

   Öğrendiğime göre bu talan  yeni değil 1993 yılında başlamış . Nasılsa kimse  bir şey demiyor diye  önüne gelen  evini  yapmış. Şimdi İstanbul’un en güzel ormanlarının olduğu yerlerde beton yığınları yükseliyor.   Bir afet  olana kadar alanda satanda memnun ama bir sel olduğunda ya da herhangi bir büyük afette  herkes birbirini suçlayacak.   Bu  yapılanmaya göz yuman ve bundan uç kuruş kazanan zihniyetle   Ayamama gibi dere kenarlarına yerleşime  ses çıkarmayan  zihniyet aynı ,değişen bir şey yok. 

 

   

      Hadi  kestiniz ,yağmalayıp yaptınız  evinizi, birileri de aldı nemasını kapadı gözünü,kulağını. Peki  İstanbul’un akciğerlerine verilen  zararın sonucunun  vebalini hanginiz ödeyeceksiniz ?      Zamanı geldiğinde  hepimiz göreceğiz   bedeli onlar değil,  halk ödeyecek   ;  İstanbul  bu bedelin altında ezilecek. 

 

     Artık bu gidişe bir dur demek lazım  ,yoksa  bu  orman talanları ,üçüncü  köprü derken  canım İstanbul’da  gölgesinde oturabileceğimiz tek bir ağacımız bile  kalmayacak. Sırf birilerinin rantı ; birilerinin  görevini üç kuruş  uğruna yapmadığı için.   Herkes bu konuda üstüne düşeni yapmalı;  unutmayın ki bu ormanlar sizin babanızın malı değil  hepimizin ,bırakın artık bu bencilliği .

 

 

ŞEYMA DUMRUL